Bugün sabah ilk okuduğum saniyelerden beri aklımdan
çıkmıyor. Bütün dualarım onunla. Allahım inşallah onu yavrusuna bağışlasın.
Söyleyecek bir şey bulamadım, yazacak da, sadece dualarımı göndermek için
beklide bir şeyler söylemek istedim.
9 Şubat 2012 Perşembe
8 Şubat 2012 Çarşamba
Sebzeli Kıymalı Köfte
Buse kızım sebzeleri her şekilde
reddettiği için, bende köftenin içine karıştırıyorum artık. Arada bir anne
köftesi diye yediklerini kışlık sebzelerle yapıyorum. Farkına varmadan yiyor.
Tarifi şöyle;
- 1-2 adet pırasa (ben daha çok beyaz taraflarını
kullanıyorum, pırasa koyduğum için soğan kullanmadım)
- 1 Patates
- Yarım kilo kadar kıyma
- Ekmek içi
- 1 yumurta
- Tuz, kimyon
- İstenirse maydanoz (bizim cins otlarını istemiyorum
dediği için ben Buse’ninkilere koymuyorum)
Pırasaları ince ince doğruyoruz,
patatesi rendeliyoruz, kıymayı ilave edip ekmek içini katıyoruz. (ben genelde
galeta unu kullanıyorum) Yumurtasını ve baharatlarını da ekledikten sonra iyice
yoğurup, küçük küçük parçalar kopararak köfte şeklini veriyoruz. Kızartıp
afiyetle yiyorlar. Genelde yarım kilo kadar kıymadan yapıp, buzluğa atıyorum
4’erli paketler halinde. köfte yedireceğim zaman çıkarıp kızartıyorum, değişik
bir alternatif oluyor. İçine başka sebzelerde denebilir, havuç vs gibi. Ben bir
dahaki partide ekleyeceğim.
Afiyet olsun
6 Şubat 2012 Pazartesi
Elmalı Kek
Güzel bir kek keşfettim, hem
güzel hem de fazla kalorili olmadığını düşünüyorum. Tarifi buradan buldum. Ama yapınca durmadan yemek geliyor. O yüzden
yinede ev kalabalıkken yapılsa iyi olur.
-
6 – 7 adet elma
-
3 yumurta
- ¾ su bardağı toz şeker (ilk yaptığımda 1 bardak
kullanmıştım, ama şekeri daha da azaltılabilir diye düşünerek ikincisinde biraz
daha azalttım. Bir dahaki sefer, ½ su bardağı şeker koymayı düşünüyorum)
-
¾ su bardağı un
-
Kabartma tozu
-
Vanilya
-
1 tatlı kaşığı tarçın
Elmalar soyulur, küp küp
doğranır. Tarçın ile iyice karıştırılır. Kelepçeli kalıbın altına yağlı kağıt
yerleştirilerek, üzerine de elmalar konulur. Yumurta ve şeker çırpılır. Üzerine
un, kabartma tozu ve vanilya eklenir. Un az miktarda kullanıldığı için kabartma
tozu ve vanilyanın da miktarı buna göre ayarlanırsa daha iyi olur. Elde edilen
hamur elmaların üzerine dökülür. İyice elmaların aralarına girmesi sağlanır.
180 derecede 50 dakika kadar pişirilir. Fırından çıkardıktan sonra 10 dakika
kadar dinlendirilip afiyetle yenilebilir.
Etiketler:
çalışan annenin tarifleri,
elmalı kek,
pratik tarifler
19 Ocak 2012 Perşembe
Çaresizlik mi?
Bazen kendimi çaresiz
hissediyorum. Bazen değil çoğu zaman desek daha doğru aslında.
Burada ve genel olarak blog
dünyasında bahsediyoruz. Çalışan anneler olarak neler bizi zorluyor diye. Şimdi
canlı canlı yaşadığımız tatiller. J evet çocukların tatile
ihtiyacı var. Ama çalışan anne olunca ne kadarda zor oluyormuş. Birde benim
gibi annesi veya kayınvalidesi ile aynı şehirde yaşamayınca. Artık okula başladığımız
için bakıcımızda olmayınca.....
Neyse ki bu sene annemler
yetişti. Bize gelecekler, babamla birlikte 15 gün kalacak, Buseyle
ilgilenecekler.
Bu seneyi kurtardık, diyelim ama
her sene ve her yaz aynı şey olacak ve ben her sene bu zamanlarda başlayacağım
kara kara düşünmeye. “ acaba annem gelebilecek mi? Yoksa eski bakıcısını mı
arasak? Başka işe başladıysa olmaz ama belki birini bulur vs ? Ooof, yani biz
çalışıyoruz diye bu çocuk her yaz, yaz okuluna mı gidecek, yada anneannesine mi
gidecek?
Şimdi okuduğum yazıda, 5.ye
hamileymiş bir hanım. Gerçekten kutladım kendisini. Ben bu duygular içerisinde,
ikinciye cesaret edemezken, 5. gerçekten kutlanması gerekli bir durum.
7 Ocak 2012 Cumartesi
Yarın bale var mı?
Birkaç haftadır sürekli cevap verdiğim soru?
“ Yok, annecim, hafta sonu gidiyoruz ya baleye. Hani okul
tatil oluyor, bende işe gitmiyorum işte o gün baleye gidiyoruz.” Ne kadar
anlıyor ya da ne kadar işine geliyor bilmiyorum bu cevap ama kendisini tatmin
etmediği kesin ki sürekli soruyoruz.
Aralığın son haftasından beri, bir bale kursuna gidiyoruz. O
kadar hevesli ki gitmeye olsa her gün gidecek. Sürekli soruyor yarın bale mi
var? diye. Benim çok hoşuma gidiyor. Minicik haliyle o hareketleri yapmaya
çalışması bile çok güzel. Minik kelebeğim, minik bir balerin…
Aklıma takılıyor sonra ne kadar küçükler ve bu halleriyle
bile baledir bilmem nedir dolaştırıyoruz. Böyle mi olmalı? Bu devrin çocukları
böyle mi büyümeli? Biz böyle değildik ki diyoruz hep. Ama çok farklı bizim
zamanımız. Bende ilkokuldayken çok heveslenmiştim baledir, jimnastiktir
kurslara ama imkânlar el vermedi gidemedim, gönderemediler. Hep de içimde ukde
kalmıştı. Yani bizim zamanımızda yoktu diye, şimdi yapıyor olmak garip mi? Hep
deniliyor ya eskiden böyle kurslar mı varmış? Öyle bakacak olursak eskiden
bırakın kreşi anaokuluna bile gidilmiyordu çoğu zaman. Misal ben ve kardeşim,
annem çalışmadığı için anaokuluna bile gitmedim. Direk ilkokul 1. sınıftan okul hayatına
başladım. Ama şimdi öyle mi? Anne çalışmıyor bile olsa 3 yaşında başlıyor çocukların
okul serüveni. E bunu da mı öyle
düşünelim o zaman eskiden “kreş mi vardı????”
4 Ocak 2012 Çarşamba
Anne Dostu Toplum & İşyeri 2
Anne Dostu Toplum & İşyeri
Evden çalışma
yasası ve anne dostu toplum vs arasında biraz biraz umutlanırken yine benim
bilindik servis maceralarımdan bahsedeyim biraz.
Geçen gün
yazmıştım, bazı arkadaşlarımız 10 dakika evden geç çıkmak istedikleri için servisin
yönünü değiştirmek istediler ve bu talepleri her ne hikmetse “mantıklı” karşılanıp, değişim yapıldı. Bu duruma benim
itirazım erken binip geç binme olayı yüzünden değil, Buse’nin okulunu 8’de
açılıyor olması vs. Bu durumda olan 3 kişiyiz. Hepimiz de derdimizi dile getirip
anlattık yazdık çizdik. Şimdi bu işin organizasyonundan sorumlu kişilerin ve bu
işe ön ayak olan kişilerin verdikleri cevapları sıralamak istiyorum.
-
Sizin çocuğunuzun olması sizi haklı mı yapıyor ?
-
Hayır tabi haklı yapmıyor ama bu yol değiştiğinde kimse
için değişen bir şey yok, yol, trafik iş yerine varış saati aynı, sadece bu arkadaş
daha geç biniyor.
-
E tamam onlarında istediği bu
-
Peki biz ?
-
??
Bir diğeri
- Ben hatırlıyorum 8 sene önce sizinle aynı
servisteydik bazen servise binmiyordunuz, şimdi kullanıyor musunuz?
- Şaka mı bu?? 8 sene önce çocuğum
yoktu ve çalıştığım bölüm nedeniyle “bazen” servise binememiş olabilirim. Şu
durumla ne alakası var?
- ??
Bir başkası
- Eee yani çocuk yüzünden servis mi değiştirilir?
Çok saçma değil mi?
-
Ya kardeşim yol trafik değişmiyorsa saçma olan ne? Birilerinin
10 dakika uyumak için değiştirmesi saçma değil mi o zaman ?
-
??
Bazen onlarda
haklı olabilir diye, onlar açısından düşünmek istiyorum. Ama annelik genlerim
herhalde, engel oluyor. J
3 Ocak 2012 Salı
Şehriyeli Bulgurlu Tavuklu Pilav
Şehriye pilavını biz çok seviyoruz. Bu sefer daha farklı bir
tarif öğrendim ve hemen yaptım. Özellikle Buse severek yedi. Tavuklarını da
beraber yiyorum diyordu.
-
2 bardak arpa şehriye
-
1 bardak pilavlık bulgur (bardak diyorum sadece ölçü
olsun diye yani ölçü 2 ye 1 olacak bardağın ölçüleri artık size kalmış, çok
üreyen bir pilav onu da hatırlatayım.)
-
1 tavuk göğsü
-
Tereyağı
-
Tuz
-
Kimyon
Tavuk göğsünü haşlıyoruz. Tereyağında şehriyeleri kızara kadar
kavuruyoruz. Bulguru üzerine ilave edip biraz daha çeviriyoruz. 1e 2 oranında
haşladığımız tavuğun suyundan koyuyoruz. Tuzunu ve baharatını ilave edip en son
haşlayıp didiklediğimiz tavukları ekliyoruz. Altını kısıp kapağını kapatıyoruz.
Pişince de normal pilavdaki gibi üzerini örtüp demlendiriyoruz. Yanında
yoğurtla çok güzel oluyor.
Afiyet olsun
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)