çalışan annenin tarifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çalışan annenin tarifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2012 Çarşamba

Sebzeli Kıymalı Köfte


Buse kızım sebzeleri her şekilde reddettiği için, bende köftenin içine karıştırıyorum artık. Arada bir anne köftesi diye yediklerini kışlık sebzelerle yapıyorum. Farkına varmadan yiyor.
Tarifi şöyle;

-         1-2 adet pırasa (ben daha çok beyaz taraflarını kullanıyorum, pırasa koyduğum için soğan kullanmadım)
-         1 Patates
-         Yarım kilo kadar kıyma
-         Ekmek içi
-         1 yumurta
-         Tuz, kimyon
-         İstenirse maydanoz (bizim cins otlarını istemiyorum dediği için ben Buse’ninkilere koymuyorum)

Pırasaları ince ince doğruyoruz, patatesi rendeliyoruz, kıymayı ilave edip ekmek içini katıyoruz. (ben genelde galeta unu kullanıyorum) Yumurtasını ve baharatlarını da ekledikten sonra iyice yoğurup, küçük küçük parçalar kopararak köfte şeklini veriyoruz. Kızartıp afiyetle yiyorlar. Genelde yarım kilo kadar kıymadan yapıp, buzluğa atıyorum 4’erli paketler halinde. köfte yedireceğim zaman çıkarıp kızartıyorum, değişik bir alternatif oluyor. İçine başka sebzelerde denebilir, havuç vs gibi. Ben bir dahaki partide ekleyeceğim.

Afiyet olsun

6 Şubat 2012 Pazartesi

Elmalı Kek


Güzel bir kek keşfettim, hem güzel hem de fazla kalorili olmadığını düşünüyorum. Tarifi buradan buldum. Ama yapınca durmadan yemek geliyor. O yüzden yinede ev kalabalıkken yapılsa iyi olur.

-          6 – 7 adet elma
-          3 yumurta
-     ¾ su bardağı toz şeker (ilk yaptığımda 1 bardak kullanmıştım, ama şekeri daha da azaltılabilir diye düşünerek ikincisinde biraz daha azalttım. Bir dahaki sefer, ½ su bardağı şeker koymayı düşünüyorum)
-          ¾ su bardağı un
-          Kabartma tozu
-          Vanilya
-          1 tatlı kaşığı tarçın

Elmalar soyulur, küp küp doğranır. Tarçın ile iyice karıştırılır. Kelepçeli kalıbın altına yağlı kağıt yerleştirilerek, üzerine de elmalar konulur. Yumurta ve şeker çırpılır. Üzerine un, kabartma tozu ve vanilya eklenir. Un az miktarda kullanıldığı için kabartma tozu ve vanilyanın da miktarı buna göre ayarlanırsa daha iyi olur. Elde edilen hamur elmaların üzerine dökülür. İyice elmaların aralarına girmesi sağlanır. 180 derecede 50 dakika kadar pişirilir. Fırından çıkardıktan sonra 10 dakika kadar dinlendirilip afiyetle yenilebilir. 

3 Ocak 2012 Salı

Şehriyeli Bulgurlu Tavuklu Pilav


Şehriye pilavını biz çok seviyoruz. Bu sefer daha farklı bir tarif öğrendim ve hemen yaptım. Özellikle Buse severek yedi. Tavuklarını da beraber yiyorum diyordu.

-          2 bardak arpa şehriye
-          1 bardak pilavlık bulgur (bardak diyorum sadece ölçü olsun diye yani ölçü 2 ye 1 olacak bardağın ölçüleri artık size kalmış, çok üreyen bir pilav onu da hatırlatayım.)
-          1 tavuk göğsü
-          Tereyağı
-          Tuz
-          Kimyon

Tavuk göğsünü haşlıyoruz.  Tereyağında şehriyeleri kızara kadar kavuruyoruz. Bulguru üzerine ilave edip biraz daha çeviriyoruz. 1e 2 oranında haşladığımız tavuğun suyundan koyuyoruz. Tuzunu ve baharatını ilave edip en son haşlayıp didiklediğimiz tavukları ekliyoruz. Altını kısıp kapağını kapatıyoruz. Pişince de normal pilavdaki gibi üzerini örtüp demlendiriyoruz. Yanında yoğurtla çok güzel oluyor.

Afiyet olsun

7 Aralık 2011 Çarşamba

sufle gibi bişey


Bugün bir tatlı tarifi vereceğim. Bu aralar sürekli bir tatlı tüketimi içerisinde olduğumdan mıdır nedir??  Aman dikkat, fazla kaçırmamak lazım. Bu tarifi ilk şu yemekteyiz diye bir program vardı orda görmüştüm. Aa nasıl ki falan derken buldum ve denedim. Gayet başarılı, çat kapı gelenlere de hemencecik yapılıveriyor ve beğeniliyor.
Tarif şöyle;
125 gr şeker
125 gr tereyağı
125 gr bitter çikolata
3 yumurta
75 gr un
yarım paket kabartma tozu

Şeker ile yumurtalar çırpılır. Tereyağı eritilir ocağın altı kapatılınca, çikolata eklenir ve ikisi iyice karıştırılıp, şeker ve yumurtalı karışıma eklenir ve çırpılır. Sonra un ve kabarma tozu da eklenir. Çırpıldıktan sonra kare bir borcam’a hazırlanan hamur dökülür. Mikrodalga fırında 4 dakika pişirilir. (nomal fırındada 10-12 dakika)

Afiyet Olsun  

15 Kasım 2011 Salı

Bugünkü Menümüz


Hayatımızı sürekli bu küçük bücürlere göre ayarlamak doğru mu acaba diye düşünmeden edemiyorum bazen. Gerçi biz her türlü şeyi ona göre ayarlamıyoruz elbette ama şu yemek meselesi bizde hep sorun olduğundan onu ayarlamak gerekiyor zaman zaman.

Busenin hep iştahsız bir bebek, çocuk olduğunu milyon kere yazmışımdır herhalde. Artık sorun çoğu zaman psikolojik savaşa dönüşüyordu. Kusmalar vs. Sonradan kendimi eğitmeğe karar verdim ve bu konuda başarılı oldum denilebilir. Ha Buse daha mı çok yiyor, hayır. Ama ben stres olmuyorum. Zaten her yerde ve tüm kitaplarda söylenen de buydu. “Siz çatlasanız da orta yerinizden o kendi istediği kadarı yiyecek ve bu savaşı hep o kazanacak”  “Zaten sonucu belli bir mücadele için birbirini kırmaya değmez” bende saldım gitti. Yazdan beri daha rahatım yerse yiyor, istemezse zorlama yok. Teklif var ısrar yok.

Şimdi birde okul başladığı için artık bu yemek olayı tamamen elimden çıkmış gibi geliyor. Yani sabah kahvaltısını vs düşünürken sürekli şimdi sadece akşam yemeğiyle yetinmek zorundayım. Yani kontrol benden çıktı.

Okul başladığından beri ne değişti derseniz, artık acıktığını biliyor. Yani en azından acıktım diyebiliyor. Sonuncunda acıksa da iki damla yiyor o ayrı ama olsun. Hal böyle olunca tüm gün ne yediğini tam olarak bilemediğimden yeni yemek programımızı Busenin okul yemek programına göre yapıyorum. Daha protein yönünden kuvvetli şeyler hazırlamaya çalışıyorum vs. süt içmesini sağlıyorum . Bilmiyorum ne kadar doğru ama şimdilik böyle. Bugünkü menümüzde mercimekli bulgur pilavı ve tavuk şnitzel var.   

8 Eylül 2011 Perşembe

BATIRIK



Bugün akşama, Batırık yapmayı düşünüyorum. Daha önce yapılışını gördüm ama kendim ilk defa deneyeceğim bakalım nasıl olacak. Burkay’ın ailesi bunu ne zaman bir araya gelseler yaparlar ve bizimkide pek bir bayılır. Batırık da batırık diye bende bir deneyeyim diyorum. Tarif buyurun

7 Eylül 2011 Çarşamba

Kolay Bir Tatlı



Dün dedim ya biraz tariflere dalalım diye. Bugün aklımda kaç zamandır yazacağım bir tatlı tarifi vardı. Çok kolay ve lezzetli bir şey. Benim kız bile çikolata diye yiyor.

Mini top kekler

Malzemeler:

1 tane kakaolu pastaban (hazır pandispanya) (ben bir dahaki sefere kendim yapmayı düşünüyorum bunu)

1 kalıp bitter çikolata

1 küçük kutu krema

1 ceviz veya fındık veya antep fıstığı

Hazırlanışı:

Kremayı ocakta ısıtıyoruz, kaynadıktan sonra ocaktan alıp çikolatayı kırarak içine ilave ediyoruz ve karıştırmak suretiyle iyice eritiyoruz. Parlak bir çikolatalı krema elde etmiş oluyoruz. Başka bir kapta pastabanı un ufak ediyoruz. Üzerine kremayı ve ceviz/fındık/antep fıstığı (evde hangisi varsa) koyup bunları karıştırıyoruz. Bir saat kadar buzdolabında beklettikten sonra, elimizle minik toplar yapıp, üzerini hindistan cevizi , süsleme şeker vs ile süslüyoruz.

Afiyet olsun

6 Eylül 2011 Salı

Menüler

Aslında bu bloğu yazmaya başladığımda istediğim yemek maceralarımı da paylaşmaktı. Tabi o zamanlar çoluk çocuk yoktu. Ama üşengeçliğim ve bu işe nasıl başlayacağımı bir türlü bilememem dolayısı ile yapamadım. Sonrada Buse çıkıp gelince hayatıma, her ikisini harmanlamak istedim. Zaten her annenin her gün yaptığı gibi. Ama şöyle bir bakıyorumda yemeklerden, tariflerden hiiç bahsetmiyorum kaç zamandır.


İlk çıkış noktamsa şöyle olmuştu. Her gün ne yemek yapacağımı düşünmekten (yapmaktan değil kesinlikle) çok sıkılmıştım. Yapmasından çok düşünmesi beni sıkıyordu. Çünkü gerçekten seviyorum mutfak işini. Dedim ki herkes aynı şeyi yaşıyordur mutlaka. Bunu paylaşalım, böylece çeşitli alternatifler yaratabilelim.

Bundan böyle artık gün aşırıda olsa bir akşamlık menüleri oluşturmak istiyorum, en azından.

Bugün akşam yemeğinde düşündüğüm yemek şöyle

- Tavuk paçası (Hünerli eller sitesinden almıştım bu tarifi kendime göre biraz değiştirdim )

- Kırmızı pancar salatası

Buse’ye gelince, bunlardan tavuğu yedirmek için ben kendisini sofraya çağıracağım ama muhtemelen, ben tokum, ben yemiyorum gibi çeşitli itirazlarda bulunacak. Ama ertesi gün kalanları Ayşe teyzesiyle yiyecek. Tüm derdi benimle. :)

27 Temmuz 2011 Çarşamba

Ne garip insanlarız...

Sıcak olunca off çok sıcak, yaz gelmeyince aaa yaz gelmiiicek mi?? Diye sürekli mi şikayet edilir yaw. Sürekli şikayet etmekte üstümüze yok gibi. Ama ben yine de yağmuru seviyorum. Hiç de şikayet etmedim günlerce yağmur yağarken. Şimdi de bu sıcakların ortasında ne kadar güzel olur şakır şakır yağsa, hepimizi ferahlatsa.

Bugünlerde yemek yaparken zorlanıyorum biraz nedense. Yada ne yapacağımı bulamıyorum beklide ondan. Sıcaklardan, rejim yapıyorum ondan vs vs. O yüzden bugün kolayca mantı yapmaya karar verdim. Buzlukta her zaman mantım bulunuyor. Afyondan gelen var bu sefer hatta. Bir ara bu konuyu da irdelemek lazım. Neler konulabilir buzluğa, hani istediğin zamanda pıt diye elinin altında oluverecek şeylerden. Mesela sigara böreği sarıp koymak lazım bence. Çocuklara sabah kahvaltısı için iyi bir alternatif oluyor. Bizim kız pek seviyor. Geçen gün Deli Anne’nin bloğunda yayınlandığı pofidik pankekleri yapmıştım ama hepsini bitiremedik Buse fazla yemediğinden bende rejim ayağından. Onları da bir güzel koydum buzluğa, şimdi her sabah Buse’ye bir tane çıkarıyorum. Çok seviyor sabahları krep yemeyi. Çok pratik oldu. Her sabah krep yapmaktansa topluca yapıp koymak da gayet iyi bir fikirmiş. Bundan başka hemen hazır neler konulabilir başka fikri olan var mı?

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Patlıcan

Patlıcanı çok severim yaz geldimi, yapmasını da yemesini de çok seviyorum. Hele bide kızartması yok mu 

Şimdi rejim yapıyoruz diye kızartma mızartma yemiyoruz tabi. O nedenle bizde dün annemle birlikte fırında kızartma gibi yaptık, üzerine domatesli sos yaptık. Gayet güzel oldu hemde çok basit ve temiz.

İşte şöyle;

1 Temmuz 2011 Cuma

Günün Menüsü


Yemek tariflerine ara vermiştim bugünde bir tane yazacağım. Gerçi hepimiz biliriz de hani akşama alternatif olsun ne pişirsem diye düşünmeyelim.

22 Haziran 2011 Çarşamba

Yalancı Mantı

Kaç zamandır hastalıklardan ve Busenin yemek yemeği reddetmesinden en sevdiğim yemek yapma işini de yapmaz oldum desem yalan olmaz.

Düşünsenize deli gibi yemek yapmaktan hoşlanan bir anne ve hiç bişey yemek istemeyen bir çocuk. Halbuki ne hayaller kuruyodum ancak, makarnayı bile zor yiyen bir kızım olduğundan kendime bile yapmaktan zevk alamaz oldum.

Neyse kaç gündür yazacağım olmadı bugüne kısmet. Geçen gece yemeğe gelen arkadaşlarımıza yapmıştım. Ben çok severim. Yalancı mantı, çok kolay oluyor hemde lezetli.

13 Haziran 2011 Pazartesi

Patlıcan Kıstırma

Günlerdir canım patlıcan yapmak istiyor. Dün en sonunda aklıma geldi de alışveriş yaparken patlıcanlarımı aldım. Buse’ye nasıl yedirebilir miyim felan filan diye düşünürken, dedimki kıymalarını yediririm artık napalım. Sebze ayıklayıcısı olduğu için kendisi. Adı kıstırma diye geçiyor babaannemden öğrendim, zannedersem bizim Afyon'da yapılan bir çeşit.

10 Haziran 2011 Cuma

Kıymalı Patates

Ben hiç yapmayı denememiştim bu yemeği halbuki çok bilindik bir yemek. Buse için ne yapacağımı şaşırdığımdan aklıma bunu yapmak geldi. Aaaaaa meğersem hem çok kolay hemde lezetliymiş. Buseye’de gayet güzel yedirdim. Her ne kadar en başta patesleri göstererek ben bunu sevmem demiş olsada sonrasında gayet de yedi. Hemde 15 dakikada hazırlayıp ocağa koyabildim. İşte şöyle

6 Haziran 2011 Pazartesi

Bakla aşkım :)

Şimdi kızıma kızıyorum da bende bebekliğimde ve çocukluğumda hiç bişey yemeyengilerden olup annemi çıldırtmışım. (Bunu tabi Buse’den sonra anlayabildim.) Hatta sebzeleri o kadar uzun süre yemedimki bazılarının tadlarını liseye geldiğimde daha öğrenmiştim.. Bamyayı yediğimde 20 yaşımı geçmiştim. :) Bakla ise bugüne kadar hiç ağzıma süremediklerimdendi.

3 Mayıs 2011 Salı

Mayıs geldi...

Tam oh artık mayıs geldi dicektik ki, yarın yine yağmur gelecekmiş, Cumartesi günüde hava tekrar soğuyacakmış. Herhalde artık sondur. Baharın tadını çıkaramadan yaza girecez galiba.

Bizim küçük canavar ile Ankara’ya gittik geçen Perşembe günü. Tabi Ankara’da etrafı kalbalık olunca, anneanne, dede, babaanne dayılar amcalar,  dönüş yolu boyunca Ankara gideliiim, eve gitmeyeliim diyerek söylendi. Sonrasında da beklenen gelişme Pazartesi sabah anne gitmeee diye başlayan, sonrada okula gitmiiicem diye Ayşe teyzesini sıkıntıya sokan ağlama. (ama ne ağlama telefonda konuşmaya çalışıyorum banamısın demiyor). Sonra okula gidince sesi kesilmiş, bereket. Normale döndü hayat. Akşam servisden inince beni karşılıyor artık kuzum benim J.

Dün kıymalı makarna yapayım dedim.Busede güzelce bir yesin. Bugün de kalanını yiyelim.

Kıymalı Makarna

-          300 gr kıyma

-          4,5 diş satımsak

-          Soğan

-          Tuz ,karabiber, kimyon

-          Domates püresi

-          Zeytinyağı

-          İstenilen çeşit makarna (Ben bunu yaparken genelde Barilla’nın Deniz kabuğu’nu kullanıyorum)

Makarnaları haşlanması için suya koyuyorum.  Diğer bir tencerede önce 2-3 diş sarımsağı yağın içine atıyorum, biraz kokusunu yağa verdikten sonra kıymayı kavuruyorum. Kıyma kavurlmaya yakın piyazlık doğradığım soğanları üzerine ekliyorum. Malzemeleri biraz çevirip baharatlarını ekliyorum. Kimyonu bol koyuyorum. Sonra da domates püresini. Malzemeler iyice birbirine geçince altını kapatıyorum. Makarnalar haşlandıktan sonra biraz makarnanın suyundan da sosa ekleyerek iyice karıştıryorum. (Makarnayı hiç soğuk suya tutmadan direk atıyorum sosun içine)

Üzeri için biz sarımsaklı yoğurt ve ince kıyılmış maydanoz kullanıyoruz.

Afiyet olsun

21 Nisan 2011 Perşembe

Pizza Keyfi

Akşam tam yemek yapmak için buzluktan tavukları çıkarmıştım ki Seda aradı, ama Sude konuşmak istiyomuş benimle, ben buseyi özledim bize gelirmisiniz diyor J. Kuzum dedim yerim seni bide geçen sefer kitabım kalmış onuda getirir misiniz? Sonra iyi günler dedi annesine verdi. Bu çocuklar tam yemelikler.

Sedada da yemek yokmuş, ee pizza keyfi yapalım o zaman dedik. Hoop geri kaldırdım hemen tavukları kısmet bugüneymiş.

Bu akşam tavuk, salata ve birde yoğurt çorbası yapmayı planladım.

2 parça göğüs eti lazım. Göğüs biraz kuru olduğundan mümkün mertebe biraz çeşnilendirmeye çalışıyorum ki Buse yesin.

 Galeta Unlu Tavuk

 2 adet tavuk göğsü,

Galeta unu,

Sarımsak tozu,

Toz kırmızı biber,

Tuz,

Çıtır pane harcı.

Sıvı yağ

Tavukları kuşbaşı doğruyoruz. Üzerine galeta unu baharatlar ve çıtır pane harcından koyuyoruz ve iyice harmanlıyoruz. (çıtır pane harcı çok da şart değil de, evde varsa kullanıyorum). Tavayya sıvıyağı alıyoruz.Ben çok yağ koymuyorum az biraz yağın içinde tavukları kavuruyorum. Çok fazla kavurmayada gerek yok sulu kalması için yoksa göğüs eti çok kuruyor.

Bugün tavukların önünden bir de Yoğurt çorbası yapayım istiyorum. Salata olarak da fethiyeden gelen domateler ve biberler ile çoban salata yapacağım.

Afiyet olsun.

20 Nisan 2011 Çarşamba

Elmalı Tatlı

Dün makarnayı yaparken, canım tatlı bişeyler çekmişti. Çok kolay ve pratik bir tarif bulmuştuk geçen günlerde. Annem denedi hoşumuza gitmişti ve o gün bitirmiştik. Bende hemen onu yapayım dedim makarnayı beklerken. Çok da güzel oluyor hemde çok hafif.

-          4-5 adet elma,

-          50 gr toz şeker,

-          1 tk toz tarçın,

-          3-4 yk kuru üzüm,

Hamuru için

-          300 gr un,

-          150 gr şeker,

-          1 tutam tarçın,

-          1 paket vanillya,

-          200 gr soğuk tereyağı,

Elmaları kabuklarını soyup küp küp doğruyoruz, şeker, tarçın ve kuru üzümle karıştırıp yuvarlak genişçe bir fırın kabına yayıyoruz. (30-35 cm çapında bir kaba)

Hamur için un şeker tarçın ve vanilyayı karıştırıp, içine yapı ilave ediyoruz irili ufaklı toplar halinde elmaların üzerine yayıyoruz. Ben tam olarak toparlayamadım hamuru anneme sordum o ben çok az hamuru ıslattım dedi. Öyle daha iyi olabilir.

Sonra 180 derecede 45 dakika pişiriyoruz.

Afiyet olsun.

19 Nisan 2011 Salı

Makarna Canavarı

İş yerinde her bişey altüst olduğundan dolayımıdır nedir hiç yazasım gelmiyordu. Bir arkadaşım istifa etti.(zaten uzun zamandır kendime vakit ayıramıyorum diye ayrılmak istiyordu) Bir başka yakın arkadaşım aynı zamanda komşum doğum iznine ayrıldı ve aynı zamanda Ankara’ya taşındı, eşinin işi dolayısıyla artık orada yaşayacaklar. Hem komşum gitti hemde iş yerinde yakın arkadaşlarım. Bir boşluğa düştüm yani. Buraya ilk geldiğim günlere döndüm. Ne kadar zor oluyormuş insanın yakın hissttiği kişilerin bir anda çekip gitmesi. Hayat böyle bişey işte. Evlerinin boş halini görünce gerçekten çok üzülmüştüm ama alışıyorum. İnsanlar nelere alışmıyor ki.

 Geçen hafta annemler geldi. Tabi ben mutfağı kendisine terkettim :) Ama şimdi tekrardan mutfağa dönme zamanı geldi. Bugün bizim minik canavar makarna seviyor diye domates soslu makarna yapacağım. Halam Fetihiyeden bol bol domates ve yeşillik göndermiş. Güzel sarımsak ve fesleğenli bir domates sosu ile makarna yapmak geldi benimde aklıma.

Buse daha kolay yiyor diye küçük midye yada düdük makarnalardan kullanıyorum.

Makarna haşlanırken, 5-6 adet domatesi robottan geçiriyoruz. Tencereye biraz zeytinyağı ile birlikte ateşi açıyoruz. Domatesleri ilave ediyoruz, 2-3 diş sarımsağı içine doğruyoruz. Biraz tuz, toz kırmızı biber (sedece renk veriyor, acısı çok az), kuru fesleğen (maalesef fesleğen çıkmadı yeşilliklerin içinden), biraz kaynadığında altını kısıp, 10 dakika daha pişiriyorum.

Makarnalar haşlandıktan sonra suyundan çok az sosa ilave ediyorum. Arkasındada makarnalarıda ilave edip iyice karıştırıp altını kapatıyorum.

Servis yaparken yanında parmesan peyniride rendeliyorum, ki Buse hanım parmesanı avuçlayarak yemeyi seviyor. (Doğru dürüst peynir yediremediğim kuzu, parmesanı avuçlayarak yiyior :) )

5 Nisan 2011 Salı

Karışık İşler

Bu haftalarda işler karışık, ben karışığım ondanmıdır nedendir bir türlü yazamıyorum. Zaten Buse’ye yiycek bişeyler bulduğun sürece bu ara bizim yediklerimizi pek sallamadım desem yalan olmaz.

Haftasonu, dedimki evde bi dondurma yapayım, deniyeyim ama pek taliplisi olmadı. Bana kalırsa gayet güzel olmuştu. Onun tarifini yazacağım şimdi. Çok basit bir denemekde fayda var bence.

Çok basit bir dondurma yoğurlu. Hem besleyici olsun hemde bizimkiler sever diye yaptım ancak tadını biraz daha arttıracağım bir sonrakinde. Daha ekşimik olduğu için bizimkiler çok hoşlanmadı.

- Yarım kilo süzme yoğurt

- Pekmez (Ben tam da burda hata yaptım herhalde, miktar ayarlaması yapamadığım için yoğurdun ekşiliğini tam olarak gideremedim. Aslında balla da denenebilir. Bidahakine öyle yapmayı düşünüyorum. Şeker koyulabilir tabikide. Diğer şekillerde de denedikten sorna buraya yine aktarırım.) 

- Buseciğim herşeyin çikolatalısını sevdiğinden dolayı, ben içine birazda çikolata eritip koydum.

- Etinin kakaolu bisküvisi 1 paket

 Yoğurt, pekmez, erimiş ama çok sıcak olmayan çikolata ve un ufak ettiğimiz  bizküvileri bir kaba alıp bir süre mikser ile çırpıyoruz. Tamamaen pürüzsüz bir kıvama geliyor. Buzluğa koyup 5-6 saat bekletiyoruz. Bu kadar. Ama dediğim gibi ben beğendim evdekiler ekşi bu diyip beğenmediler. Şeker miktarına dikkat etmek lazım.