Her ne kadar Ankara kadar olamasakda, kızım karı görüdya bunada şükür. Bugün işe gidesimde hiç yok ama gitmek lazım tabi. :(
Yapılacak ne çok iş var evde de. Biraz sebze felan almak lazım, sebze yemeği yapmaz oldum kaç zamandır. Buse hanım yemediği için sebze yemeklerini biz de yemez olduk. Kendisine sebze çorbası adı altında veriyoruz sebzesini ama biz yemiyoruz.
Aslında peynir, mantı sebze baklagil gibi ihtiyaçlarımı Pınar Hanım'dan almaya başladığımdan beri elim gitmiyor markettekilere ama ondanda her zaman alamıyoruz tabi. Bu hafta bir grup sipariş vereceğim peynirim ve mantım bitmişti. Yanında sebzelerden de istesem iyi olacak.
Bugün ne yemek yapsak karar veremedim yine.
Yoğurt çorbası yapmıştım, kuzucuğum pilav çorbası diye severek içiyodu. Yanına ne yapacaz bilemedim. Düşünmek lazım biraz daha.
Yoğurt çorbasının şöyle yapıyorum ben;
- 1 çay bardağı kadar pirinç,
- 6 su bardak su (tavuk suyu yada et suyu olunca daha lezetli oluyor)
- 1 yumurta
- 1 kase yoğurt
- 1 yemek kaşığı un
- Tereyağı
- Tuz, kırmızı biber, nane
Önce princi suyun içinde 10-15 dakika kadar haşlıyoruz. Çok fazla haşlayıp prinçleri iyice lapa yapmadan 1 yumurta, yoğurt ve 1 yemek kaşığı unu, birazda pricin suyundan alarak ayrı bir kapta iyice karıştırıyoruz ve bunu kaynayan prinçlere yavaş yavaş ilave ediyoruz ve hiç durmadan karıştırıyoruz. Karıştırmayı unutunca kesiliyor. Kaynayana kadar karıştırarak pişiriyoruz.
Kaynadıktan sonrada 5 dakka daha bekliyoruz. Bu arada kaynayınca başka bir tavada tereyağını eritip nane ve kırmızı biberi ekledikten sonra çorbamıza ilave edip çoranın altını kapatıyoruz. Tuzunu da altını kapattıkdan sonra ilave ediyoruz.
Afiyet olsun ....
10 Mart 2011 Perşembe
9 Mart 2011 Çarşamba
Ohh bugün birazcık kar gördük
Sabah annemlerle konuştum Ankara tamamen kar altında. Bizde sabah biraz olsun kar hasretimizi giderebildik çimlerin üzerleri beyazlamışdı.
Aslında paylaşmak istediğim bir şey, bu kar yağışlarında okulların tatil edilmesi ile ilgili. Şimdi tamam çocuklar yollarda sefil olmasın da, bırakacak kimsesi olmayan anne babalar hiç düşünülmüyor. Şimdi Buse evde bakıcısıyla rahatız da, seneye okula başladığında, okullar tatil edildiği zaman biz napacaz diye kara kara düşüyorum. Hani zaten annesi kayınvalidesi yakınlarda olmayanlar için bu herzaman için bir mesele, şubat tatilleri, diğer bayram tatilleri vs. Ama birde bunlara kar tatilleri eklenince düşünmeden duramıyorum napacağız diye. Yani çocuklar sefil olmasın diye tatil ediliyor ama bu seferde annesinin yanında işe giderek dahada sefil olacaklar. Yöneticinizin insafına kalıyosunuz yada, izin alabilirseniz ne ala. Offf ne zor şeyler bunlar. Daha şimdi düşünmesi zor, yaşayınca daha nelerle karşılaşacağız bakalım.
Bu akşama ne var bizde....
Biz risottoyu çok severiz. Ama yapması biraz zahmetli, sürekli karıştımak felan gerekiyor. Ama geçenlerde Yemekname dergilerinden Ekim 2010 sayısında bir tarife rastladım Düdüklüde Risotto ve denedim.
Her nekadar asıl yapımındaki gibi olmasada oldukça başarılı buldum diyebilirim. Akşama bunu yapacağım. Dünden kalma pizza var dolapda gerçi ama onuda sabah yeriz artık.
Tarif şöyle;
1 adet orta boy soğan
400 gram arborio pirinci
800 ml tavuk suyu
1 su bardağı beyaz şarap ya da tavuk suyu
1/2 çay bardağı zeytinyağı
100 gram parmesan peyniri
1 yemek kaşığı tereyağı
Ben mantarlı sevdiğim için 1 yarın kilo mantarda iilave ettim.
● Soğanı küçük küçük yemeklik doğrayın
● Tencereye zeytinyağı ile birlikte alın ve orta ateşte çok pembeleşmeyecek şekilde kavurun
● Kavurduğunuz soğanın üzerine pirinci ekleyerek biraz daha soteleyin
● Tavuk suyunu ekleyerek pirinci karıştırın
● Düdüklü tencerenin kapağını kapatın 2 dakika yüksek ateşte pişirdikten sonra ocağın altını kısın ve pirinci 7-8 dakika daha pişirin
● Bu arada, başka bir tencerede küçük küçük doğradımız mantarları az yağda soteleyerek (soğanları sotelerken ½ çay bardağı zeytin yağının hepsinin koymuyorum bir kısmını mantarlarda kullanıyorum) suyu çekene kadar pişirelim
● Üzerine isterseniz biraz maydanoz kıyıp bir kenarda bekletelim
● Ocaktan aldığınız risottonun içine tereyağını ve aynı zamandfa mantarları ekleyerek hızlıca karıştırın
● Sonra rendelenmiş parmesan peynirini ekleyin ve tekrar karıştırın
● Karıştırma işlemi bitince servis tabağına alın
Afiyet olsun....
Aslında paylaşmak istediğim bir şey, bu kar yağışlarında okulların tatil edilmesi ile ilgili. Şimdi tamam çocuklar yollarda sefil olmasın da, bırakacak kimsesi olmayan anne babalar hiç düşünülmüyor. Şimdi Buse evde bakıcısıyla rahatız da, seneye okula başladığında, okullar tatil edildiği zaman biz napacaz diye kara kara düşüyorum. Hani zaten annesi kayınvalidesi yakınlarda olmayanlar için bu herzaman için bir mesele, şubat tatilleri, diğer bayram tatilleri vs. Ama birde bunlara kar tatilleri eklenince düşünmeden duramıyorum napacağız diye. Yani çocuklar sefil olmasın diye tatil ediliyor ama bu seferde annesinin yanında işe giderek dahada sefil olacaklar. Yöneticinizin insafına kalıyosunuz yada, izin alabilirseniz ne ala. Offf ne zor şeyler bunlar. Daha şimdi düşünmesi zor, yaşayınca daha nelerle karşılaşacağız bakalım.
Bu akşama ne var bizde....
Biz risottoyu çok severiz. Ama yapması biraz zahmetli, sürekli karıştımak felan gerekiyor. Ama geçenlerde Yemekname dergilerinden Ekim 2010 sayısında bir tarife rastladım Düdüklüde Risotto ve denedim.
Her nekadar asıl yapımındaki gibi olmasada oldukça başarılı buldum diyebilirim. Akşama bunu yapacağım. Dünden kalma pizza var dolapda gerçi ama onuda sabah yeriz artık.
Tarif şöyle;
1 adet orta boy soğan
400 gram arborio pirinci
800 ml tavuk suyu
1 su bardağı beyaz şarap ya da tavuk suyu
1/2 çay bardağı zeytinyağı
100 gram parmesan peyniri
1 yemek kaşığı tereyağı
Ben mantarlı sevdiğim için 1 yarın kilo mantarda iilave ettim.
● Soğanı küçük küçük yemeklik doğrayın
● Tencereye zeytinyağı ile birlikte alın ve orta ateşte çok pembeleşmeyecek şekilde kavurun
● Kavurduğunuz soğanın üzerine pirinci ekleyerek biraz daha soteleyin
● Tavuk suyunu ekleyerek pirinci karıştırın
● Düdüklü tencerenin kapağını kapatın 2 dakika yüksek ateşte pişirdikten sonra ocağın altını kısın ve pirinci 7-8 dakika daha pişirin
● Bu arada, başka bir tencerede küçük küçük doğradımız mantarları az yağda soteleyerek (soğanları sotelerken ½ çay bardağı zeytin yağının hepsinin koymuyorum bir kısmını mantarlarda kullanıyorum) suyu çekene kadar pişirelim
● Üzerine isterseniz biraz maydanoz kıyıp bir kenarda bekletelim
● Ocaktan aldığınız risottonun içine tereyağını ve aynı zamandfa mantarları ekleyerek hızlıca karıştırın
● Sonra rendelenmiş parmesan peynirini ekleyin ve tekrar karıştırın
● Karıştırma işlemi bitince servis tabağına alın
Afiyet olsun....
7 Mart 2011 Pazartesi
Haftaya başladık....
Sabah 7:30 itibari ile bu haftaya da başlamış bulunuyoruz. Hayırlı olsun... İki gün dinlenmeden sonra pazartesileri insan hiç gelmek istemesede işte geldik burdayız....
Neyse bu akşam için dünden düşünmeye başlamıştım, ne yapacağımı kafamda hazır edeyimki akşam gidince yapması kolay olsun. Köfte yapıcam yanınada salata yeşillikli cevizli bir salata yapabilirim. Buse’de köftesini güzelce yer.
Benim tarifim şöyle....
- 500 gr kıyma (Ben Buse’de yediği için hep en yağsız etten çektriyorum kıymayı)
- 1 orta boy soğan
- 2 diş sarımsak
- 1 yumurta
- Ekmek içi (yoksa galeta unu da koyulabilir)
- Tuz , karabiber
- Kimyon,
- Maydanoz
Sarımsakları ve soğanları robotta kıyıyoruz iyice. İçinde tane tane kalmasından pek hoşlanmadıkları için, iyice kıydırıyorum. Sonra bütün malzemeleri karştırıyoruz. Bukadar. J
Ben yağsız tavada kızartıyorum genelde ama azcık zeytin yağıyla yağlayarak tavayı. Domates ve biberde kızartıyorum yanında garnitür gibi.
Salataya gelince; göbek marulum var evde, biraz da ıspanak ve havuç buları karıştırıp limon zeytin yağı , biraz da üzerine ceviz. Salatamızda hazır. Afiyet olsun...
Neyse bu akşam için dünden düşünmeye başlamıştım, ne yapacağımı kafamda hazır edeyimki akşam gidince yapması kolay olsun. Köfte yapıcam yanınada salata yeşillikli cevizli bir salata yapabilirim. Buse’de köftesini güzelce yer.
Benim tarifim şöyle....
- 500 gr kıyma (Ben Buse’de yediği için hep en yağsız etten çektriyorum kıymayı)
- 1 orta boy soğan
- 2 diş sarımsak
- 1 yumurta
- Ekmek içi (yoksa galeta unu da koyulabilir)
- Tuz , karabiber
- Kimyon,
- Maydanoz
Sarımsakları ve soğanları robotta kıyıyoruz iyice. İçinde tane tane kalmasından pek hoşlanmadıkları için, iyice kıydırıyorum. Sonra bütün malzemeleri karştırıyoruz. Bukadar. J
Ben yağsız tavada kızartıyorum genelde ama azcık zeytin yağıyla yağlayarak tavayı. Domates ve biberde kızartıyorum yanında garnitür gibi.
Salataya gelince; göbek marulum var evde, biraz da ıspanak ve havuç buları karıştırıp limon zeytin yağı , biraz da üzerine ceviz. Salatamızda hazır. Afiyet olsun...
Etiketler:
bugün ne pişirsek,
çalışan annenin tarifleri,
Genel,
köfte,
pratik tarifler,
Tarifler,
yemekler
4 Mart 2011 Cuma
Bugün...
Ben aslında neden bir türlü kendimi verip de bu bloğu oluşturamadığımı buldum. Aslında hergün sabah bu düşünceyle kalkıyorum ama düşünceler içinde kayboluyorum. Ne yazacam? Bugün ne desem? Çünkü çok da afilli laflar edecek biride değilim ne de olsa... Neyse şimdi kendi kendime bi karar aldım ve bence bu strese girmeme gerek yok. Hergün olmazda yazabilirim yinede. Hoşuma gidiyor çünkü.
Bugün neler var bende. Şu Moulinex fresh express, bu aleti çok merak ediyorum. Yani almak istiyorum hatta. (Kocaya duyrulur) Şimdilik sadece birkaç blogda Mutfak Sanatları Akademisinde düzenlenen tanıtım etkinliği ile ilgili yazılardan aletle ilgili yorumları okudum ve anladığım kadarı ile gayet pratik ve benim aradığım bir alet. Evde kullandığım bir pratik rendem var ama bunda direk kullanacağın yere rendeliyorsun resimlerden gördüğüm kadarı ile. Alacaklarım listesine ekledim bunu.
Bu arada Mutfak Sanatları Akademisi ile uzun zamandır ilgileniyorum. Özellikle profesyonel aşçılık eğitimine ile ama tabi tamamen yaşam değişikliğine gitmem gerekiyor bunu gerçekleştirebilmek için. Evde minik bir kuzu varken, hem hafta içi işte çalışıp haftasonuda kursa gitmek biraz miniğime haksızlık olur. Bir yolunu bulduğumda yapacağım. Zamanı bekliyorum.
Akşama ne pişirsem bir de bu mesele var. Tamam seviyoruz yemek memek yapma işlerini de yani hergün düşünmek offf bunaltıyo beni. Tabi kızımız zor yiyen bi çocuk olduğu için.
Bugün dünden kalan biraz pilav var. Onun yanına sabah evden çıkarken 2-3 parça et çıkarmıştım. Onu kızartıp yanına da salata yapmaya karar verdim. Bu arada bu eti yumuşak pişirmekle ilgili de bir eğitim almak istiyorum. Ne yaptıysam beceremedim ben bunu yaaa.
Bir de bugün CUMAAAA.
Bugün neler var bende. Şu Moulinex fresh express, bu aleti çok merak ediyorum. Yani almak istiyorum hatta. (Kocaya duyrulur) Şimdilik sadece birkaç blogda Mutfak Sanatları Akademisinde düzenlenen tanıtım etkinliği ile ilgili yazılardan aletle ilgili yorumları okudum ve anladığım kadarı ile gayet pratik ve benim aradığım bir alet. Evde kullandığım bir pratik rendem var ama bunda direk kullanacağın yere rendeliyorsun resimlerden gördüğüm kadarı ile. Alacaklarım listesine ekledim bunu.
Bu arada Mutfak Sanatları Akademisi ile uzun zamandır ilgileniyorum. Özellikle profesyonel aşçılık eğitimine ile ama tabi tamamen yaşam değişikliğine gitmem gerekiyor bunu gerçekleştirebilmek için. Evde minik bir kuzu varken, hem hafta içi işte çalışıp haftasonuda kursa gitmek biraz miniğime haksızlık olur. Bir yolunu bulduğumda yapacağım. Zamanı bekliyorum.Akşama ne pişirsem bir de bu mesele var. Tamam seviyoruz yemek memek yapma işlerini de yani hergün düşünmek offf bunaltıyo beni. Tabi kızımız zor yiyen bi çocuk olduğu için.
Bugün dünden kalan biraz pilav var. Onun yanına sabah evden çıkarken 2-3 parça et çıkarmıştım. Onu kızartıp yanına da salata yapmaya karar verdim. Bu arada bu eti yumuşak pişirmekle ilgili de bir eğitim almak istiyorum. Ne yaptıysam beceremedim ben bunu yaaa.
Bir de bugün CUMAAAA.
3 Mart 2011 Perşembe
Yeniden başlayabilir miyim?
Geçen sene başlamıştım ama nedense bırakmışım iki yazı yazdıktan sonra. Ben bunu hep yapıyorum herhalde, başlayıpda birşeylere sonunu getiremiyorum. Oysaki ne kadarda istediğim bi şey. :(
Neyse tekar niyetlendim bakalım. Umarım yapabilirim.
Neyse tekar niyetlendim bakalım. Umarım yapabilirim.
2 Haziran 2010 Çarşamba
Makarna günü
>Bu havalar da ne enteresan, dün nerdeyse 40 dereceydi, şimdi hale bak.
Bugün makarna yapayım diyorum ama bir türlü karar veremedim nasıl bir sos yapacağım. Tabi makarnayı ben yemeyeceğim, yanına yapacağım salatayı yerim ben artık. Busecik de çok seviyor, şükür sevdiği bir şey de var yani.
Düşündüm, düşündüm en sonunda peynirli-kremalı makarna yapmaya karar verdim.
Peynirli Makarna,
350/500 gr. Makarna (evde hangisi varsa ben onu kullanıyorum)
1 su bardağı krema
1 su bardağı rendelenmiş chedar peyniri,
Tuz, karabiber
Toz kırmızı biber, kuru fesleğen
1 tatlı kaşığı sarımsak tozu
Üzeri için parmesan peyniri
Sıcak suda makarna haşlanırken, kremayı orta ateşte bir kabın içine alıyoruz. Hafif kaynamaya başladığında, içine diğer malzemeleri ekliyoruz, peynirin erimesini bekliyoruz, baharatları karıştırıyoruz. Haşlanan makarnayı da sosumuza ilave edip karıştırdıktan sonra, bir fırın kabına koyup, üzerine parmesan rendeledikten sonra üzeri kızara kadar fırında tutup, çıkarıp afiyetle yiyoruz.
Bugün makarna yapayım diyorum ama bir türlü karar veremedim nasıl bir sos yapacağım. Tabi makarnayı ben yemeyeceğim, yanına yapacağım salatayı yerim ben artık. Busecik de çok seviyor, şükür sevdiği bir şey de var yani.
Düşündüm, düşündüm en sonunda peynirli-kremalı makarna yapmaya karar verdim.
Peynirli Makarna,
350/500 gr. Makarna (evde hangisi varsa ben onu kullanıyorum)
1 su bardağı krema
1 su bardağı rendelenmiş chedar peyniri,
Tuz, karabiber
Toz kırmızı biber, kuru fesleğen
1 tatlı kaşığı sarımsak tozu
Üzeri için parmesan peyniri
Sıcak suda makarna haşlanırken, kremayı orta ateşte bir kabın içine alıyoruz. Hafif kaynamaya başladığında, içine diğer malzemeleri ekliyoruz, peynirin erimesini bekliyoruz, baharatları karıştırıyoruz. Haşlanan makarnayı da sosumuza ilave edip karıştırdıktan sonra, bir fırın kabına koyup, üzerine parmesan rendeledikten sonra üzeri kızara kadar fırında tutup, çıkarıp afiyetle yiyoruz.
Makarna günü
Bu havalar da ne enteresan, dün nerdeyse 40 dereceydi, şimdi hale bak.
Bugün makarna yapayım diyorum ama bir türlü karar veremedim nasıl bir sos yapacağım. Tabi makarnayı ben yemeyeceğim, yanına yapacağım salatayı yerim ben artık. Busecik de çok seviyor, şükür sevdiği bir şey de var yani.
Düşündüm, düşündüm en sonunda peynirli-kremalı makarna yapmaya karar verdim.
Peynirli Makarna,
350/500 gr. Makarna (evde hangisi varsa ben onu kullanıyorum)
1 su bardağı krema
1 su bardağı rendelenmiş chedar peyniri,
Tuz, karabiber
Toz kırmızı biber, kuru fesleğen
1 tatlı kaşığı sarımsak tozu
Üzeri için parmesan peyniri
Sıcak suda makarna haşlanırken, kremayı orta ateşte bir kabın içine alıyoruz. Hafif kaynamaya başladığında, içine diğer malzemeleri ekliyoruz, peynirin erimesini bekliyoruz, baharatları karıştırıyoruz. Haşlanan makarnayı da sosumuza ilave edip karıştırdıktan sonra, bir fırın kabına koyup, üzerine parmesan rendeledikten sonra üzeri kızara kadar fırında tutup, çıkarıp afiyetle yiyoruz.
Bugün makarna yapayım diyorum ama bir türlü karar veremedim nasıl bir sos yapacağım. Tabi makarnayı ben yemeyeceğim, yanına yapacağım salatayı yerim ben artık. Busecik de çok seviyor, şükür sevdiği bir şey de var yani.
Düşündüm, düşündüm en sonunda peynirli-kremalı makarna yapmaya karar verdim.
Peynirli Makarna,
350/500 gr. Makarna (evde hangisi varsa ben onu kullanıyorum)
1 su bardağı krema
1 su bardağı rendelenmiş chedar peyniri,
Tuz, karabiber
Toz kırmızı biber, kuru fesleğen
1 tatlı kaşığı sarımsak tozu
Üzeri için parmesan peyniri
Sıcak suda makarna haşlanırken, kremayı orta ateşte bir kabın içine alıyoruz. Hafif kaynamaya başladığında, içine diğer malzemeleri ekliyoruz, peynirin erimesini bekliyoruz, baharatları karıştırıyoruz. Haşlanan makarnayı da sosumuza ilave edip karıştırdıktan sonra, bir fırın kabına koyup, üzerine parmesan rendeledikten sonra üzeri kızara kadar fırında tutup, çıkarıp afiyetle yiyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)